Roman Yazmayı Denemek 116


Max Verstappen

Paylaşmak için başka bir yazı hazırlamıştım ama onun yerine yeni bir yazı yazmaya karar verdim. Mart ayı itibarıyla romanın yarısının son revizesini yaptım. Ufak birkaç dokunuş kaldı ama bir hafta sonu halledebileceğim şekilde. Daha önemlisi bu ilk yarı için test okuyucularını belirledim ve dört kişiye romanı ilettim. Bu noktada benim için önemli birkaç kriter vardı. Birincisi darlamayacaktım. Doğal akışında ne kadar sürerse kendi istedikleri gibi bitirecekler. İkincisi akıllarına gelen her şeyi not almalarını istedim. Üçüncüsü de hiçbir yönlendirme yapmadım. Nisan ayı içerisinde (en azından sonuna kadar) bitirmiş olmalarını bekliyordum fakat ne yazık ki beklediğim gibi olmadı. Hatta hiç olmadı çünkü neredeyse hiç okunmadı. Bu çok çok vahim bir durum mu? Açıkçası bilmiyorum. Çünkü insanlar zaten pek de okumuyor. O yüzden beklentim düşüktü ama bu kadar da beklemiyordum. Okuyucuları iyi seçtiğimi düşünüyordum ama yanılmışım. Romanı tamamlama konusunda bir hedefim var, bu hedef yakın zamanda yeni çıkan bazı işlerimle çakışıyor. Bakalım şu an gerçekleşip gerçekleşmeme konusunda bir şey diyemeyeceğim.

David Lowery, Anne Hathaway

Bitirmek için planladığım kitapları okumaya devam ediyorum. Bu ara birkaç uzun yolculuğum oldu bu yolculuklarda bu kitapları okumak için bol bol zamanım oldu. Arada birkaç eski okuduğum romana da geri dönmek istiyorum ama zaman açısından böyle bir şansım pek yok. Son birkaç ayda çok az filme gidebildim. Hamnet, Project Hail Mary, O da Bir Sey Mi, Grace, Mother Mary sinemada izlediğim filmler. Bu filmler arasında beğenmediğim tek film O da Bir Sey Mi. Project Hail Mary eğlenceli bir filmdi ama biraz beklentimin altında kaldı. Spielberg filmi izlemek gibi bir deneyimdi. Hamnet'in ülkemizde 600 bin izlenmesi çılgın bir sayı. Bundan 6-7 sene önce Chloe Zhao'nun Songs My Brothers Taught Me'sini izleyeceğim zaman Türkçe altyazıyı geçtim İngilizce altyazı bulamamıştım. Madem yok o zaman ben çevireyim deyip kendim çevirmiştim. O günden bu güne gelmiş olması harika bir şey. Diğer yandan Terrence Malick bile filmi övmüşken benim bir şey dememe gerek yok. Mother Mary baya gömüldü, çoğu kişi anlamamış (bazıları da yanlış anlamış) ama iyi bir filmdi. Daha iyi olma potansiyelini kaybetmiş sadece. Yoksa güzel fikirler var filmde. 

The Straight Story'i sinemada tekrar izledim geçenlerde. David Lynch'in yalın ve doğrusal anlatıma sahip birkaç filminden biri. Çok seviyorum bu filmi. İnanılmaz bir huzurlu havası var. Sanki bir gün batımına benziyor, güneş batmadan hemen önce yüzünüzü son kez ısıtır ya, tam öyle bir his. David Lynch'in arada hala yaşadığını sanıyorum, bir yıldan uzun zaman oldu vefat edeli ve alışamadım.

The Straight Story, dir. David Lynch
 

Bu kısa bir yazı oldu. Normalde planım şöyle şöyle yorumlar geldi, bunları dikkate aldım ve şöyle şöyle revizeler yapma yoluna gittim gibi bir şey idi ama olmadı. Bakalım ilerleyen günlerde nasıl olacak. 

 









Yorumlar

Popüler Yayınlar